Direnç Tokluğu

İnsan fikirden ibaret cansız bir varlıktır. İzinin ne kadar kaldığı ardında bıraktığın çizgilerinle değil, düşüncelerinle ölçülecektir. İnsanın iddiası varlığını ideası yokluğunu kanıtlamaya çalışır. Sen de insansın. Zamanın kırbacını yüzünde şaklatacağına inanmalısın. Dizginlenemeyen düşüncelerinin devrimi daimdir. Endişelenme, fikri eziyetimi henüz sunmadım. Bu sunum yüzyılın ilk kez gördüğü katran yağmuruyla bir gece vakti gerçekleşecektir. Hazırlıklı ol. Şemsiyen bir dağ kadar ağırlaşacaktır. Bu henüz şeytanın ilk başkaldırısı, ilk ötelenişi. Bugün en çok nereden aldıysan o binlerce volt elektrik yüklü yıldırımları gardını oraya kadar yükselt. Yine oradan alacaksın diğerlerinden daha güçlü ve yıkım dolu darbeleri. Yorgunluğun işine yarayacaktır deniz olmaya çalışan bendenizin. Bir ışık parlayacak, bir kahkaha patlayacak. Kinim etrafta kol gezecek. Ekinlerin ayaklar altında, böcekler gibi ezilecek. Ayakların buz kesecek. İtinayla dizdiğin o taşların yıkılması için bir rüzgar yetecek. Pencereden uzak dur! Şimdiye kadar ne düşündüysen ufacık bir yel, yerle bir edecek. Serseri gezegenler, zamane saatçileri, fizik yoksunu yosmalar, yazılmamış kitaplar. Yokluğunun yanıltıcı varsayımlarına inanma. Bilginliğine dizginlerini bırakmışsın, yanlışsın, er geç anlayacaksın. Bir dene, belki sen de yazarsın. Varlığın şiiri peşindesin, kötülüğün fikrinde, zikrinden bileceksin. Sen dünyadaki en koyu tene bir dövme olarak yazılacaksın. En fazla ne olduğunu zannediyorsan ondan fazla yanılacaksın. Yarın olmaya çalışma. Yalınsın. Sen o hep karşı kaldırımda bekleyecek olan, gün yüzlü ve mahcup kadınsın. Umarım bu devrik dünyadan, bu izbe rüyadan bir gün sen de uyanırsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir