Bir Kara Kuyu

53767.jpg
Arkadaşlarla aramızda uzun uzadıya  tartıştık. Kimi uçmamız taraftarıydı kimi değil. Hepimiz kayak yapabiliyorduk. Ama bu bizim için artık bir spor değildi.
Bir kaçımız evlenmişti bile. Ama sorun değildi bekarlar olarak yeterli sayıdaydık.
Uzaktan bir adam geldi. Sorduk nerelisin dedik, dünyalıyım dedi. Aramızda tartışıp karar verdik, adamı kesip yedik. Tadı damağımızda kaldı, dünyalı eti güzelmiş. Etrafta gençten bir kaç penguen vardı, etten onlara da verdik sevinçten havalara uçtular.
Uçup gittiler. Meğer uçamadıkları için yanımızdalarmış. Alındık penguenlere.
Bu kadar sevme dedik bir tanesine. En çok o sevdi. Diğerine gitme dedik, kaldı. Penguenler tutarsız yaratıklar, insanlar gibi. Birden sinirlendi Venüs, ne o dedik. Ben insanları seviyorum dedi. Oysa bundan bize neydi?
Ne zaman çıkıp gidecektik? Ne zaman buradan kurtulacaktık? Her şeyi kontrol edebiliyorduk ama bilinçli olarak değil. Sanki bizden üstün bir şeyler vardı. Sorduk baş piskoposa “düşünme siktir et“ dedi. haklıydı, hiç düşünmedik. Düşünmedik diye bir kaç kere düştük, dizlerimiz kanadı, yaramızı yine onlar sardı, penguen kanatları düşünüldüğünden de genişti…
“Hervsey’de”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir