Karambol

IMG_0686.jpg
Etrafta çocuklar var, burası park değil. Yalnız kalmaya pek alışık değilim, dilimde bir kaç serzeniş var. İnsanların dudakları arasından çıkan her iki kelime söz veriş. Yalan söyleyiş. Şekli fark etmiyor, öylece söyleniyor. Her söylenişte şekilleri değişiyor. Kimse mutlu değil. Herkesin rolü üzerine “cuk” diye oturuyor. Karşımda bir adam var. Akşamdan kalmış, ama kendine kalmamış, belli. Belirsiz bir yüz ifadesi var, gülüyor mu yoksa normalde de böyle mi anlayamıyorum. Zaten çok az şeyi anlıyorum hayatta. Onlar da çok zor şeyler değil. Mesela sıfırı anlıyorum. Yok gibi bir şey ama yokluğunun ismi var. Benim o da yok. Kendimi pek anlayamıyorum. Mutsuz değilim, yalanları seviyorum. İnsan kendine dürüst olmalı. Sıfırları seviyorum. Ama senin yanında bir sıfır olabilir miyim, bilmiyorum. Bunun için kendini zorlamamalı insan. Ya olmalı tam karşısında bir pencere, çıkıp bağırmalı, ya da karanlık bir zindanda, içinden ölüsü bile çıkmamalı. İki seçenek arasında kalmak nedir bilir misin? İntihar etmek veya sinemaya gitmek gibi. ikincisini yapsan ilkine zararı yok ama ilkini yaparsan ikincisine hakkın yok. Yasak aşklara fırça atmak yok, yanlış resmi karalıyorsun. Artık yaşamak bir karambol.
“Hervsey’de”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir