Karşımda Kendim ve Dertlerim

IMG_8487.JPG
O kadar korkuyorum ki düşüncelerimden sarhoş olamıyorum. Bilincim dahilinde olmayan bir kelime çıkar da dudaklarımdan utandırır beni düşünce dünyam diye diğer insanlar gibi eğlenemiyorum bile. Buna kontrol manyaklığı diyebilirsin. Bunu kontrol manyaklığı hakkında bilimsel pek fazla bir şey bilmemene bağlarım. Benimle yargılarını kenara bırakıp yürümen gerekir. Bunca zaman nerede olduğunu sormak için gözlerin duygusal yaptırımını kullanmamaya kararlıyım. Zaman işte, herkes bir yerlerde. Denk gelmiyor olmamız aynı şeyleri düşünmediğimiz anlamına gelmiyor. Uzun süre uzun konular üzerinde yazamıyorum. Malum biraz dikkat dağınıklığımdan yakınıyorum bu sıralar. Bir asır gibi yaşıyorum her anı, bir saniye gibi geçiriyorum asırları. Asrın da hatrı vardır. En az senin üzerimde olduğu kadar. Her neyse konularımdan etkilenmen hoşuma gitmiyor. Ne kadar ilginç bulutları hiç düşünmemiş olman. Öylece gökyüzünde asılı kalan bir kaç toz veya buhar parçalarından ibaret olmadıklarını düşünüyorum. Belki de yanlış. Yine de bunu her fırsatta düşünmüyorum nasıl olsa. Anlık gelip giden düşünceleri yakalayıp ayaklarına taş bağlayıp egenin derinliklerine bir balıkçı teknesinden atmak gibi planlar yapıyorum aslında boş zamanlarımda. Herhangi bir şeyle uğraşmak biraz kaslarımı zayıflatıyor diye düşünüyorum. Suyun kaldırma kuvveti varsa aklımın da unutma gücü var. Sevmediğim duyguları yaşamamak için bu gücü kullanmam ne kadar normal bilemiyorum ama bu bedenime fazla müdahale ediyormuşum gibi hissettirebilir. Bu beni kötü hissettirmeyecektir.
İnsanın nasıl oluştuğu hakkında bilimsel verilerin inandırıcılığı ne kadar zayıf. Oysa o verilere takılıp kalsak herkesin aslında aynı şeyleri düşünmek, yaşamak gibi zayıf noktaları olabilir. Oysa herkes ne kadar farklı. Hiçbir şeyden emin olamamak ne kadar muazzam bir duygu. Egoyu bastırıyor aslında. Ne kadar küçük olduğunu insana tekrar tekrar hatırlatıyor. Bazı meseleleri çok fazla abartıyor gibi düşünüyorum Adem’in. Sessiz sessiz otururken bir anda ortaya bir tartışma konusu atıp insanları birbirine düşürmesinin bir içsel deney olduğunu tahmin ediyorum. İnsanı anlamış bu çocuk. Ama emin değil. Olması gerektiği gibi.
Sanat, felsefe, edebiyat burjuva işi uğraşlar mı cidden. Bazen rahat ettiğimi fark edebiliyor ve bunun için bir hayli yakınıyorum. Bilgeler çok fazla şey söylüyorlar.
Bilge de fazla şey biliyor diye bilge değil bu arada. Sadece bilmesi gereken konularda öğrenmeye meraklı ve hatırlama kabiliyeti benden biraz daha fazla.
Aslında hatırlamak gücü benden bi tık fazla her insan benden daha bilgedir desem pek de yalan olmaz. Sana kendimi anlatmaya çalışmıyorum. SAdece biraz konuşmaya ihtiyacım vardı. Seni gördüm ve seninle konuşmaya karar verdim. Beni dinlediğin ama anlamaya çalışmadığın için teşekkür ederim. Çünkü bu kelimelerin yerleri değişip daha farklı cümleler oluşturacak şekilde dizilseydi, hiç olmayacak insanlara anlamlı şeyler ifade edebilirdi. Optimizmin yarım uyak tahammülleri dillendirip gerçeğe dönüştürme çabası anlamsız. Düğümlerimiz sıkı, karanlıklarımız zifiri olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir