İnsan Üstü Sanat Eseri


Büyük bir engelle karşılaştı, kimliğim. O kadar derinde hissediyorum ki yokluğu, varlıkla mutlu olamıyorum. Ben anladım, senden başka hiçbir şey için güzelliği yazılarıma sığdıramıyorum. Taş kesildi bedenim, ara ara içerden yokluyorum. Bağırıyorum;
“Sesimi duyan yok mu?”
Kimsecikler yok. Yine aldandım. Son kalan gücümü de bu cümle için heba ettim. Çürüyorum. O taşın içini sadece sen görüyorsun. Sen de görmezden geliyorsun. Ne kadar ayıp. Yaptığından değil, yapmaya tenezzül etmediklerinden yakınıyorum, ne acayip. Bir sürü obje var etrafımda kalkıp birine uzansam, yaptığın sanat eserinden eser kalmaz, şimdilik duruyorum. Sadece bekliyorum. Hava kararıyor, sana sevgilim dahi diyemiyorum. Ses tellerimi akort ettikten sonraya güzel bir şarkı saklıyorum. Işık yokluğa teslim oluyor. Sana bir şey itiraf etmem gerekiyor.
Ben karanlıktan korkuyorum. Beni bu hale getirdiğin için sana kızmıyorum. Sadece ufak bir ricam olacak. Işıkları yaksan da, uyuyamasam olur mu?
En azından yaptığın bir şeyden şikayet etme hakkım olur diye düşünmüştüm. Sana karşı mahcubum. Seni görünebilir kılmaya çalışıyordum. Oysa ben kimim ki? Hak etmediğin gibi davrandım. Ufacık bir özür yetecekti, ama o zaman doğru yaptığımdan emindim. Şimdiyse artık hiçbir şey yapmaya mecalim yok. Sadece son yakın olsun diye umuyorum.
Yanlışıkla hareket ettim sanırım, hoşça kal gün doğumu, dağılıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir