Mücadele


Kendi askerleri tarafından derdest edilmiş bir komutan gibi çaresizim şu sıra. Kelimeler seçiyorum. En sevdiğin kelimelerden bir roman yazıyorum. Ne çok uzun ne çok kısa, tam ayarında. İnsanlar bilgi arıyor ansiklopedilerde. Bense tüm yazılmışlarda seni arıyorum. Koparıyorum içinde sen olan kağıtları. Ellerimde tonlarca kağıt, hangisini nereye yapıştırsam diye düşünüp duruyorum.
Algılarla savaşıyorum, kimseye aldırmadan. Kapılara vuruyorum, canlarını acıtmadan. Kağıtları asamıyorum. Hepsi masamda. Elime bir çakmak geçiyor. Bir sigara sarıyorum. İçine sen koyuyorum. İçmeye kıyamıyorum. Nerde olsan aklımdasın biraz diyor şarkıda. Biraz mı diye çıkışıyorum. Hep.
Her fotoğrafın ayrı düşmanım. Her fotoğraf makinesini ayrı kıskanırım. Yüzündeki tebessümü onlar yerine bir kere bana bağışlasan şimdi tüm duvarlar dostum olacaktı. Oysa beni sevmiyorlar şimdi. Onlardan korkuyorum. Korkularının üzerine gitmen gerek diyordu birileri, oysa korkularım benim üzerime geliyor. Bunalıyorum, kalkıp üzerine doğru koşuyorum. Duvar kayboluyor. Binlerce metreden aşağı doğru düşüyorum. Belki bir paraşütle gezmeliydim. Kuşlar uçuyor yardımıma. Biri cebinden bir harf çıkarıyor, bu seni yere indirir diyor. İnanıyorum, inancım beni yere indiriyor. Yer, yüzüme bir yumruk indiriyor.
Kanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir