Arama Kurtarma Çalışmasında Kurtarılmaya Değmeyen Ruhum

IMG_0205.JPG
Her dakika ölümlüdür. Zamanın olduğu gibi eşyaların da ruhu vardır. Yeni yapılmış bir koltukta, yeninin ruhu vardır. Eski de eski ruhlar.
Denizime kıyı bulamıyorum. Bana bir ruh gerek, arıyorum. Aradığım ruh eşyada mı, zamanda mı, merak ediyorum.
Bir dizi hayalim vardı, denizin cimriliğini fark etmeden önce. Malum teknem çok büyük değil. Vazgeçmek zorundaydım. Suyum bitmişti. İçtim.
Deniz suyu içme dedi birileri. Derken ellerinde bin bir şekil şarap bardakları belirdi. Denizin ortasındayım. Denizimin ruhu var, öyle hemencecik göremiyorum. Bulmak için batıyorum, çıkıyorum. Aradığım şey bir deniz kızı galiba. Yalnızca ıssız denizaltı bataklarında bulursun diyorlar. Kim söyledi anımsayamıyorum.
Sözcüklerimden çıkan sesler kulaklarımı tırmalıyor. Gecenin geç saati, kafamın içinde biri uyuyor hissedebiliyorum. Çigan havaları çalıyor midemde, açlıktan galiba. Gülüp geçiyorum. Geçiyorum. Geçemiyorum.
Yanıldım, bir kez daha düşündüm, daha iyi düşündüm, sağlıklı düşündüm. Yine yanıldım. Ben yeni bir ben yaratıyorum.
Korkuyorum.
Parmaklarımdan kanlar akıyor, acı veriyorum.
Sesler duyuyorum, hissetmeye çalışıyorum. Duruyorum, ışıkların nereden yansıdığına bakmak istiyorum.
Nefes almaya çalışıyorum. Boğuluyorum. Sanki bir ordu kadar insan yapışmış boğazıma benden bir şeyler istiyor. Biri gençliğimi, biri hayallerimi, biri bilmem neyimi. Sanki kaybeden herkes orada ve kaybettikleri şey bendeymiş gibi.
İçlerinden biri farklı, biliyorum. O vermek istiyor canını, bana doğru hamle yapmamasından anlıyorum. Ona doğru koşup yüzünü çeviriyorum. Aradığım ruh o. Ama yüz bin yaşında.
Yazıklar oluyor. Yine yanılıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir