Yerleşik Dünya Düzeninde Yenildiğimiz Son Akşam Yemeği


Üretim hatası küfürlerinden kurtulma çaban yersiz.
Her nereden ve nasıl gelirsen bu dünyaya yiyeceğin bir azar var elbette. Bir Tanrı azarlayacak bir de kulu. Hiç bilmeyeceksin kendi ruhunu.
Hep yönetileceksin, hep seveceksin, hep gideceksin, öleceksin. Bunların hepsinin yerini ve sırasını sen seçeceksin. Ya da öyle düşüneceksin. Düşündürecekler. Ama onlar istemeden asla yaşamana izin vermeyecekler.
Ne garip yargılar, ne garip düzen, ne sistem ama ne sistem. Sistemin tek beklemediği galiba sitem. Dışarı ittiği onlarca sitemkarın yerine koymakta bir kaç sahtekar, ya da ne bileyim sözüm ona sanatkar.
Ne kadarı ölümlü, ne kadarı fedakar.
Bu kadar insan farkında değilken nerede yaşadığının, ne uğruna yıllarını harcadığının, sen farkındasın. Sanıyorsun ki bir okyanustasın, hayır, sadece küçük bir kovadasın, kova başkasının elinde, yarın raflarda olacaksın. Tüm bunlara rağmen neden diye sormaya mecalin yok, anlaşılabilir. Gayet anlaşılabilir sıkma canını. Çünkü ben de biliyorum hiçbir şey yapamayacağını, bu düzeni alt üst edemeyeceğini. O yüzden diyoruz ki, raflarda güzel görünmek adına sporumuzu yapalım, güzel kıyafetler seçelim, bir takım seçip, küfredelim. Etimiz bol olsun, mideler dolu.
Yalnızsın, ama yine de neşe dolu.
Doğrun, doğru. Yaşamaya çalış, yenil, asla sevme bu yolu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir