Bir Takım Sorunlar; Geçti Ama Etkisi Hala Üzerimde

$RL1ICJS.JPG
Çaresizlik her zaman en iyi çare oldu hayatımda. Neye karar veremediysem, neyden kaçmaya çalıştıysam, neyden sıkıldıysam çaresizliğimin arkasına saklanıp medet aradım yaşadıklarımdan ve yaşayamadıklarımdan. Keşkelerle dolu bir hayat yaşamadım, ama iyikilerim de fazla değildi. Ne kadar zıtlar birbirlerine değil mi, yaşamak ve yaşayamamak. Bunlar ne kadar zıtsa birbirlerine ben de o kadar zıttım yaşatamadıklarımla. Krizi fırsata çevirmeye fıtratım elvermedi. Yapamadım.
Hayat kelimesi her zaman en son bende hayat bulmuş gibi hissediyorum. Bazen sırf bu yüzden kendimden nefret ediyorum.
Bazen kendime bir mahkeme kuruyorum orada kendimi yargılayıp asıyorum. Suçlarım yenilir yutulur cinsten değil. Bazen mahkemede yargıcımın insafına kalıyorum ama kendime acımıyorum. İnsanın kendine acıması en büyük mutsuzluktur demişti birileri. Neden böyle demişlerdi ki. Belki de bir kalıba oturtmamak lazım kelimeleri. Bence ortada bir konu olmadan da konuşabilmeli insan.
İnsan konuşabilmeli ve koşmalı da aynı zamanda. Konuşabildiği kadar koşmalı yani. Yollar koşmak için var.
Bir yerden bir yere varabilmek kolay. Varamayacağına, yerini bilmediğine koşmak zor. Bu zor diye diğer diğer her şey de kolay değil ama. Mesela insanın babasını kaybetmesi kolay değil. Kendini kaybetmesi kolay değil. İnsanlığını, vicdanını kaybetmesi kolay değil.
Neden kolay olanların peşinde değiliz de zorlar bataklığında çırpınıyoruz. Zoru ilk kim sevmiş.
İlk kim sevmiş birbirini bir çıkarı olmadan. Kim yalanlamış ilk birbirini sevenleri.
Benim en büyük suçlarımdan biri yaşamak diğeri yaşatamamak. Ne yaptıysam o avucumun içinde çırpınan kuşları yaşatamadım. Oyuncaklarımı,denizleri ve köprüleri yaşatamadım.
Ben beni sevemedim. Sevemedim diye benimle bir şeyleri yaşatamadım. Kendim de yaşayamadım. Ben sevmedim diye yaşamadım. Ben yaşayamadım diye yaşatamadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir