Bizim Mahallenin Şairi Bendim, Önce Sevgilim Sonra Küçük İskender Öldü


Ben, yok oluşların şairi, nasıl öldüm
İnanmadım da ondan devrildim
Sevdim de hakkı nedir diye
-bir ırgatın sırtında yüklü
saatleri gibi horlandım,
zorlandım, tökezimi sevmedim
diye düşündüm, diye düştüm-
Hakkını veremedim.
Ben bir çok ringde
Binlerce zihinle cebelleşip
Devrimi daimi sahiplendim.
 
Barınaklardan saklanır
Bas partilerinden demlenir
Ben yok oluşların şairi
Ne zaman, nasıl öldüm?
İnanamadım diye gözlerimi
Sürme diye taşlarına sürdüm.
Kör oldum diye kendime
Evvel zaman içinden,
Şiirlerden ve filmlerinden
Sahne süzdüm yüzünden
Aklımı çevirdim, belki de kaybettim.
Ben ölü şairlerin yok oluşu
Nasıl, ne zaman değil
Niye öldüm?
Bilmem dedim, cevap verdim
 
-kuru gürültüler yarattım
Tanrı gibi değil, hayır! Yoktan gelmedim.-
 
Öldüm diye hemen
Urgan sarıldı boynuma
Sıkışıyor boynum, kuru gürültülerim ıslak
Gözlerim kızarık
Ben şairlerin ölü yokuşu
Tamam yeter dedim,
Diye öldüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir