Masumiyet Sınavında Boş Koltuklarım

Masumiyetine inandığım her şeyi tükettim. Atardamarlarımın tıkandığını hissediyorum. Çığlık çığlığa tüm anjiyo ustaları. Susun. Bu benim meselem.

Bir çocuk gülümsüyor uzaktan. Parmak uçlarımda yürüyorum. Kapatın gözlerinizi. Bu benim meselem.

Bildiğim tüm kokuları unuttum. Annem. Burnum kanıyor. Derin bir nefes alın. Evet hepiniz. Bu benim meselem.

Adını saklayamadım dişlerimin arasında. Yüzü suyu hürmetine tüm inandıklarımın, sen unutma adımı.Son halife. Sayıklayın tüm peygamberleri. Evet siz. Tüm inananlar. Bu benim meselem.

10 yaşındayım. Sağ kolum kırık. Hâlâ masumum. Keşke solak olsaydım diyorum. Solak oluyorum. Bildiğim tüm çolakları iyileştiriyorum. Yaşasın alternatif tıp. Bu benim meselem.

Kabuk bağlayan yaram kalmadı hiç. Yürümeyi öğrendim. Sonra koştum. Dünya yuvarlakmış. Başlayamadığım yerdeyim. Lütfen artık durun. Evet siz. Atletler. Bu benim meselem.

Yan komşumuzu ellerimle gömdüm. Akşamın sekizi. Topraktan utandım. Ağlamadım. Lütfen babama dokunmayın. Evet siz. Mezar kazıcıları. Bu benim meselem.

Kol saatlerimi “bekleyenlere” bahşettim. Bileklerim kırılıyor. Bütün meridyenlerde aynıyım. Kanımın akmamasını duyuyorum. Yalvarırım kırın akreple yelkovanlarınızı. Evet siz. Bekleyenler. Bu benim meselem.

Gittiğim şehirleri saymayı bıraktım. Hepsi diğerinin benzeri. Bazılarına deniz koymuşlar. Kalabalık caddeler kusuyorum. Göz göze gelmeye korkuyor.Evet metropoller. Bu benim meselem.

Masumiyetine inandığım her şeyi kaybettim. Bu da sizin meseleniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir